İbraname imzalayan işçi alacaklarını/tazminatlarını alabilir mi ?

İbra, bir kimsenin başkasının nezdinde bulunan hakkından vazgeçmesini ifade eden hukukî bir işlemin adıdır. Hukuk düzenimizde ibra, borcu sona erdiren hallerden biridir. İbraname ile borçlunun borcu ortadan kalktığı gibi alacaklının da alacak hakkı sona erer. İş hukukunda ibraname ise işçi ile işveren arasında imzalanan ve işçinin işvereni nezdinde çalıştığı süre boyunca hak kazandığı alacaklarını tazmin ettiğinden bahisle geçmişe yönelik olarak arada herhangi bir alacak ve/veya tazminat hakkının kalmadığı gibi hususları barındıran bir sözleşmedir. Belirtmek gerekir ki iş hukukunun işçiyi koruyan bir hukuk dalı olduğu göz önüne alındığında işçiden alınacak ibranamenin geçerlilik şartlarını taşıması büyük önem taşımaktadır. Geçerlilik şartları dikkate alınmadan düzenlenen ibraname işçi tarafından imzalansa dahi geçerli değildir. 

Bir ibranamenin geçerli olabilmesi için gerekli olan şartlar ise aşağıdaki gibidir:

  • İbra sözleşmesinin yazılı olmalıdır.
  • İbra tarihi itibariyle sözleşmenin yani iş akdinin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması gerekmektedir.
  • İbra konusu alacağın türünün (ücret, fazla çalışma ücreti, kullanılmayan yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi) ve miktarının açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
  • Ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığı ile yapılması şarttır.

Yukarıda bahsi geçen şartları taşımayan ibraname sözleşmeleri veya ibranameler işçi tarafından imzalansa dahi kesin olarak hükümsüz olacaktır. Dolayısıyla işvereniniz tarafından böyle bir evrak imzalatılmış olsa dahi eksik ödendiğini düşündüğünüz alacağa yönelik dava ve talep hakkınız vardır.

İş İlişkisi Devam Ederken Düzenlenen İbra Sözleşmeleri ve Bir Aylık Süre

Belirtmek gerekir ki iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibranameler Yargıtay İçtihatları çerçevesinde geçersiz sayılmaktadır.

İşçi ile işveren arasında iş ilişkisi devam ettiği takdirde, işveren tarafından işçinin yönlendirilebilecek olması sebebi ile düzenlenen ibranameler geçersiz sayılmaktadır. Bu nedenle ancak iş ilişkisinin sona ermesi ile düzenlenen ibraname geçerli konumdadır.

İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumda olup, iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkün olup Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulaması da bu yöndedir.

“Dairemizin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde, iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkün olup, Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması bu yöndedir.” (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/6566 E. 2017/6234 K. 27.03.2017)

6098 Sayılı TBK uyarınca 420. maddesinde ibraname tarihi ile sözleşmenin sona ermesi arasında 1 aylık süre bulunması gerektiği belirtilmiştir.

‘’İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması,” gerekmektedir.

Yasal mevzuat hükmünde ibra tarihi itibariyle, işçi ile işveren arasındaki hizmet sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak minimum 1 aylık sürenin geçmesi gerektiği ve bu şartın uygulanılması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu zorunlu şartın yerine getirilmemesi durumunda geçerli bir ibranameden söz edilemeyeceği gibi bununla birlikte, geçerli ve haklı neden iddialarına dayanan fesihlerde dahi ibraname düzenlenmesi için feshi izleyen bir aylık sürenin beklenmesi gerekmektedir. Zira bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanıyla ilgili olup ifayı ilgilendiren bir durum değildir. Başka bir anlatımla işçinin fesihle muaccel hale gelen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti vb. gibi haklarının ödeme tarihi bir ay süreyle ertelenmiş değildir. İşbu sebeple, söz konusu alacaklar muaccel hale gelmekle birlikte alacakların tahsili işverenden talep edilebilecektir.

Sonuç olarak detayları yukarıda açıklandığı üzere Borçlar ve İş Hukuku’nu kapsayan ibranın geçerli olabilmesi için; ibranın yazılı düzenlenmiş olması, ibra tarihi ile sözleşmenin sona ermesi arasında 1 aylık sürenin bulunması, ibra konusu alacağın türü ve miktarının belirtilmiş olması, ödemenin noksansız ve banka aracılığı ile yapılması gerekmektedir. Söz konusu şartların gerçekleşmemiş olması halinde, ibranamenin geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte, ibraname halen devam etmekte olan bir sözleşmenin varlığında hüküm doğuramamaktadır.

İbranamenin geçerli olabilmesi ve hüküm doğurabilmesi için alacaklı – borçlu veya işçi – işveren arasındaki sözleşmenin sona ermesi ve ibra tarihi ile sözleşmenin sona erme tarihi arasında 1 aylık sürenin bulunması zorunlu şarttır. Yüksek mahkeme içtihatları uyarınca da belirtildiği gibi, halen devam etmekte olan bir sözleşme mevcut ise ibraname düzenlense dahi işbu ibraname geçersiz olacaktır. Uygulamada bazı işverenlerin işçiye inceletmeksizin toplu evrak imzalatma veya işe giriş esnasında hazır şablon istifa dilekçesi/ibraname gibi evraklar imzalattığı görülmektedir. Yargıtay içtihatları da işçinin hak kaybına uğramaması adına ve bu tarz durumların önüne geçmek için ibranameyi katı kurallara tabi tutmuştur. Dolayısıyla bir işçi olarak imzalamış olduğunuz ibraname olsa bile hakedişleriniz eksiksiz olarak tarafınıza ödenmemişse bu alacaklara ilişkin talep ve dava hakkınız hala mevcuttur.

İlgili Konular

Leave a Reply

Call Now ButtonAvukatı Hemen Ara!